Yazı Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sizden gelen
sizdengelen@gmail.com
Dünya'nın Muradı Yok
10 Ocak 2010 Pazar Saat 00:03

Ateşi düşüren su yağmurları, ne de şifadır. Kavurucu sıcaklardan etkilenen topraklar su su diye bağırır adeta. Canlılar etkilenir, dengeler bozulur yeryüzünün. İnsanlar bitkiler ve hayvanlar canlarının derdine düşerler. Yaşamak için bir eksik vardır, yananı söndüren o, çok değerli varlık.  Amma sonuç!

Bazen de bir başka yangın oluşur, aniden beklemeden, hayatın içinden olan. Ayrılık, yoksulluk ve ölümler, ayrı ayrı birer yangındır. Her canlının hayatında yer alır ister istemez. Bitkiler, suya ulaşamazsa, tecelli eder, ayrılık yoksulluk ve ölüm. Hayvanlarda bir başka seyreder aynı tecelliler. İnsanların etkinliği, hayatlar değiştirir. Güzelleşir hayatlar, mutluluklara zeminler hazırlanır. Yeşerir bitkiler güzelleşir, renk renk ve gıdalarıyla. Canlılar nasiplenir bir ömür boyunca.  Amma  sonuç !

İnsanlarda, ayrılık yoksulluk ve ölümler bir başkadır. Tek başına kalkamaz bu büyük yüklerin altından. Ani yangınlar karşısında, sabırlı olmayı geçiremez aklından. Ani değişmelere ayak uydurmak çok kolay değildir. Yardıma ihtiyaç duyulur ister istemez. Tek kalmak, tek başına olmak insanlık için ne acıdır. Anlam kazanır komşuluklar, dostluklar ve arkadaşlıklar. Amma  sonuç !

 Hayat arkadaşımın ani ölümüyle yıkıldığım ve kendimi çok yalnız hissetiyim anı hatırlamam, ne acı bir hatıradır. Özel odamda birden öksüz ve yetimliğimi hissettim. Hiç beklemeden, ani gelen bir yangın bütün bedenimi sarmıştı. Kara haberin yayılmasıyla akrabalar, dostlar ve tanıdıklar sel oldu; birden teselli yağmurlarıyla. Allah hepsinden razı olsun ( AMİN )

Akrabalar, komşular, arkadaşlar, dostlar ve tanıdıklar ne güzel varlıklardır. Şerefli mahlukat olan insanlık, ne güzel bir değerdir. Acıları paylaşmak, acıları giderme çabaları ne güzel gayretlerdir.

Dünya’nın muradı yok. Hayat çetin ve acılarla dolu. Tamamıyla rahatlamak nasip olmaz. Dört  dörtlük hayat sürdürenler var mı acaba? Her şeyi hal etmek çabasında olma isteği dünya sevgisidir. Hiç ölmeyecek gibi çalışmak, ne büyük gafletliktir. 

Hayat arkadaşımla bu duygulardan uzak durduk ve devamlı şükrettik. Allah’a karşı görevlerimizden, kesinlikle taviz vermedik. Ama son durumumuzun görüntüsünden de korkuyorduk. Çünkü her gelen gün, geçen günden iyiydi. Bu güzel huzur ve mutluluğun devam etmesi bizi düşündürüyordu ve zaman zaman değerlendirmeler yapıyorduk. Şükürsüzlükten Allah’a sığınıyor ve gereğini yapma azmindeydik. Birşeyler olacağını hissediyorduk, korkarak irkilerek. Amma sonuç!

Çocukların her birini hayırlısıyla okuttuk ve yuva sahibi yaptık. Başa döndük yeniden diye söyleniyorduk. Ayrılık sinyallerini hissetmiştik. Otuz yıllık, kısa süren beraberliğe, birçok güzellikler sığdırdık. Ama Allah’ın takdir-i  ilahisi tecelli etti. Ve  sonuç!

Çocukların sonuncusunu da evlendirmiştik ve biraderle eve dönüyorduk. Biraderin kullandığı ifadeleri Allah mı söyletmişti. Ağabey; “ Dünya işlerini bitirdiniz,  şimdi sıra ölüme geldi.’’ demesi, anlam kazandı. Sanki adım adım acı sona gider gibiydik.  İşte sonuç! 

Gülümün ömrü kısa sürdü.

Dünya’nın muradı yok.

Hoş görü ümidiyle….

Yaşar Zihni YÜCE/ BAFRA

Bu makale toplam 846 defa okundu.
Yazınız
abdurrahman Şahin
Allah sabırlar versin. Başınızdan geçen olayı iyi yazdınız.Sonuç ise etkileyici,tüm yazdıklarınızın özetiydi.Dünya fani, ölüm ani.Bizler de geldiğimiz yere gideceğiz.
11 Ocak 2010 Pazartesi Saat 17:39
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
ŞAİRLERİMİZ
SİTE ANKET
Köyümüzün Öncelikli en önemli sorunu sizce nedir?
Yollar
Cenaze Morgu
Çöp
Kanalizasyon
Şadırvan ve Ortak Tuvaletler
Künye . Reklam . İletişim . RSS   Copyright © 2026 Yeşilalan(Holaysa) Köyü Tanıtım Sitesi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR