Yazı Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Arzu AKTÜRK
bilgi616161@gmail.com
Biraz da Tatil Olsun ; Hes mi Pes mi?
15 Temmuz 2010 Perşembe Saat 11:48

Yaz mevsiminin güzel yanı da dinlenebilmek olsa gerek.

Epey yoğun, yorgun geçen bir süreç kovaladık...Kimimiz masa başında, kimimiz iş başında.

Öğrenci kâbusu sınavlar  geride kalmışken okullar da tatile girdi gireli evlerde kitapların bazıları  rafa kaldırıldı.

Şimdi yeni planlar arasında dinlenceli geçecek günlere özgü kitaplar ve müzikle tatil keyfi...

İyi tatiller temennisiyle...

 

 

Zaman zaman bu konudaki haberlere bakışımı kilitleyen durumlar oluyordu;HES neden bu kadar tepki görüyor?Halk ne istiyor,yönetim ne yönde diye düşünülmeli.

Bir şehir kolay inşa edilmiyor;doğasıyla,kültürüyle dünüyle, bugünüyle kavuştuğumuz bir vadi şehridir Çaykara.Peki gerçekten şehir olma özelliğine kavuşmuş mudur?Gerek mevcut yapılaşması gerekse coğrafi durumu gösteriyor ki ne yeterli ne de iyi.Peki 'çevre'  ve 'gelecek kuşaklar' adına bir şehir istiyorsak ne olmalı?Kişisel çıkarları ve kar amaçlarını bir kenara brakıp elimizde bir fidan olsa da dikme imkanımız varsa dikmeliyiz;bu şehir çok şehrin mahrum olduğu bir yeşillik diyarı.Bu şehir atalarımın bir zamanlar soluk aldığı geçim kaygılarıyla boğuştuğu bir şehir.Şimdi ne hikmetse bizim dünüşümüz olmuş bu topraklara.Toprak çekiyormuş ya;ne doğru sözmüş.Neyse sözün özü gazete bu yaklaşımıyla ÇAYKARA SEVDASI'nı doruk noktasına taşıdı.Şimdi burda bu yöneltilen soruların asıl muhatapları düşünmeli;daha bilimsel daha kalıcı çözümlere gidilmeli.Çaykara'yı nasıl bir şehirleşmenin beklediğinin uzun vadeli planları ORTAK GELECEĞİMİZ 'ÇEVRE' faktörü de dikkate alınarak, burada yaşayanların iskanı ve yaşayacakların geleceği de düşünülerek değerlendirilmelidir.Acizane bu konuda duyarlılığımı geliştirmek istiyorum.

Öğrenci olduğumuz yıllarda çevreci mi  Çevre Mühendisi mi kargaşasını  yaşarken, şimdi herkesin 'çevreci' olabileceğini daha iyi ifade ediyorum ve 'Çevre Mühedisliği' için bilimsel kazanım gerektiğini vurgulayarak bu konuda Çevre Mühendisleri'nin değerlendirmelerine de açılınmasını vurgularım.Bakalım ne düşünüyülüyor bu Çaykara'nın geleceği adına.Yıl 2005, gittik Samsun YILANLI DERE'ye.Aman Allah'ım!Konutların durumu içler acısı.Yılanlı Dere bir çöp döküm sahası yapılmış; ama oradaki bir doğa ve iskanın geleceği kararmış.Böyle bir çevreyi gözlemlemek bana ABD nin JAPONYA'ya atom bombası atarak yarattığı yıkımın küçük ama içinden bir parçası izlenimi verdi ve adeta hocalarımız bize işte size düşen görev bu ÇEVRE'yi güzelleştirmek adına yol kat etmek diyorlardı, anlattıkları derslerle.Evet, belki halkımız bu konuda bilinçsiz;ama duyarsız değil.Bizler bu yaşam zincirinin en baş halkasını üretici olarak korumalıyız.Tüketerek ürettiklerimiz böylesine içler acıtmamalı!Doğa kendi halinde kendisini yenileyebilecek kapasiteye sahipken insan eliyle tahrip edilmekte.

Az biraz ayırt etme gücüne ve sağ duyarlılığa sahip olan herkesin anlayabileceği bir durumdur çevreye yapılanlar...Duyarlılık ve sahiplenme koruma ve geliştirme adına olmalı.Radikal kararlar alınırken dünyaya gelen her çocuğun sorumluluğu gibi düşünülmeli.Belki birileri bunun değerlendirmesini daha iyi yapar;buyursunlar lütfen.Ben yetersiz kaldım.

Bu makale toplam 217 defa okundu.
BİR AĞAÇ GİBİ HÜR VE TEK BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE OLALIM!
ARZU AKTÜRK
Solaklı özgün bir bitki örtüsüne sahip. Vadide çocuk felçi için kullanılan bir tıbbi bitki olan ‘Sarı Kantaron’un altı türünü buldum. Bu sadece benim üzerinde çalıştığım bir tür. Bunun gibi yüzlercesi var. 30’a yakın endemik soğanlı bitki türü bulunuyor. Vadideki bitki örtüsü bol su ister. HES’ler yapılırsa bu bitkiler yok olur. Susuz yaşayamazlar. Can suyuyla da yaşamlarına devam edemezler. Köylerin altlarına tünel ve yollar yapılıyor. Vadi tahrip ediliyor. Ağaçlar yok ediliyor. Oysa ki vadide en küçük müdahaleler bile sel gibi ölümcül sonuçlara neden olabilir.”
Bu deyimlere tekrar dikkati çekerim;bitki çeşitliliği ile buradaki bir potansiyelin bile bile yok olmasına göz yumulmamalı.İnsanımız nasıl oluyor da bu konuda dernek çalışmasına vatan haini damgası yediriyor.Kaldı ki o yörenin insanları çığlık çığlığaydı düne kadar Solaklı Elden Gidiyor diye!Bunlar deyimde değil gerçekleşme aşamasında.Kantaron evet ben bu karışımı eğer bahsedilen konuyla örtüşüyorsa kullandım.BAL POLEN VE ARI SÜTÜ KARIŞIMI,SAĞLIĞA ÇOK FAYDALI.Dahası bitki çeşitliğinde önde gelen bölgemiz için arıcılık ve ilaç sanayinde vaz geçilmez kaynak...Ne demeli ya ne demeli nasıl anlatmalı ya nasıl anlatmalı!BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR BİR ORMAN GİBİ KARDEŞCESİNE OLALIM.DOĞAMIZI GÖZ GÖRE GÖRE ELİMİZDEN KAÇIRMAYALIM.YOKSA BEDELİ AĞIR OLACAK.DAHA SONRA FAYDA ETMEZSE GERİ DÖNÜŞ NE MÜMKÜN.ÜSTELİK DÜŞÜNSENİZE İKLİMİ BİLE ETKİLEYEN ORMAN ZENGİNLİĞİNE SAHİP BİR YÖRENİN CAN DAMARI ORMAN TAHRİP EDİLİRSE NASIL OLUR O ÇEVRE.BAKINIZ ARABİSTAN ÇÖLLERİNDE İNSANLAR SU MÜCADELESİ VERİYOR;TARİHİMİZDE BÜYÜK YERLEŞİMLER HEP SUCA YOKSUN ALANLARDA SULAK ALAN ÇEVRESİNDE TOPLU YERLEŞİM OLARAK GÖRÜLMÜŞ.BUGÜN BİZLER BÖYLESİ SU POTANSİYELİNE SAHİPKEN ELEKTRİK ARTTIRMAK AMACIYLA YÜKSEKLİK FAKTÖRÜNÜN VE SU GÜCÜNÜN UYGUN GÖRÜLMESİ NEDENİYLE BUNA OLUR VERMEMELİYİZ.UYGUN OLAN ŞARTLARIN ZARAR BOYUTU DA GÖZ ARDI EDİLMEMELİ!FAYDA MALİYET ANALİZİ KAÇINILMAZ OLUYOR.BELKİ ELEKTRİKSİZ YAŞARIZ AMA SU HAYAT DEMEK SU CANLI DEMEK...BİTKİ ÇEŞİTLİĞİYLE DE HAVA DEMEK HAYAT DEMEK!DAHASI NE DEMELİYİM.
22 Temmuz 2010 Perşembe Saat 19:16
YAZARIN DİĞER YAZILARI
USD 1,5380 EURO 2,0600
ALTIN 54,6106 İMKB 56610,66
ÇOK OKUNAN HABERLER
ŞAİRLERİMİZ
SİTE ANKET
Köyümüzün Öncelikli en önemli sorunu sizce nedir?
Yollar
Cenaze Morgu
Çöp
Kanalizasyon
Şadırvan ve Ortak Tuvaletler
Künye . Reklam . İletişim . RSS   Copyright © 2010 Yeşilalan(Holaysa) Köyü Tanıtım Sitesi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR