
Yaz mevsiminin güzel yanı da dinlenebilmek olsa gerek.
Epey yoğun, yorgun geçen bir süreç kovaladık...Kimimiz masa başında, kimimiz iş başında.
Öğrenci kâbusu sınavlar geride kalmışken okullar da tatile girdi gireli evlerde kitapların bazıları rafa kaldırıldı.
Şimdi yeni planlar arasında dinlenceli geçecek günlere özgü kitaplar ve müzikle tatil keyfi...
İyi tatiller temennisiyle...
Zaman zaman bu konudaki haberlere bakışımı kilitleyen durumlar oluyordu;HES neden bu kadar tepki görüyor?Halk ne istiyor,yönetim ne yönde diye düşünülmeli.
Bir şehir kolay inşa edilmiyor;doğasıyla,kültürüyle dünüyle, bugünüyle kavuştuğumuz bir vadi şehridir Çaykara.Peki gerçekten şehir olma özelliğine kavuşmuş mudur?Gerek mevcut yapılaşması gerekse coğrafi durumu gösteriyor ki ne yeterli ne de iyi.Peki 'çevre' ve 'gelecek kuşaklar' adına bir şehir istiyorsak ne olmalı?Kişisel çıkarları ve kar amaçlarını bir kenara brakıp elimizde bir fidan olsa da dikme imkanımız varsa dikmeliyiz;bu şehir çok şehrin mahrum olduğu bir yeşillik diyarı.Bu şehir atalarımın bir zamanlar soluk aldığı geçim kaygılarıyla boğuştuğu bir şehir.Şimdi ne hikmetse bizim dünüşümüz olmuş bu topraklara.Toprak çekiyormuş ya;ne doğru sözmüş.Neyse sözün özü gazete bu yaklaşımıyla ÇAYKARA SEVDASI'nı doruk noktasına taşıdı.Şimdi burda bu yöneltilen soruların asıl muhatapları düşünmeli;daha bilimsel daha kalıcı çözümlere gidilmeli.Çaykara'yı nasıl bir şehirleşmenin beklediğinin uzun vadeli planları ORTAK GELECEĞİMİZ 'ÇEVRE' faktörü de dikkate alınarak, burada yaşayanların iskanı ve yaşayacakların geleceği de düşünülerek değerlendirilmelidir.Acizane bu konuda duyarlılığımı geliştirmek istiyorum.
Öğrenci olduğumuz yıllarda çevreci mi Çevre Mühendisi mi kargaşasını yaşarken, şimdi herkesin 'çevreci' olabileceğini daha iyi ifade ediyorum ve 'Çevre Mühedisliği' için bilimsel kazanım gerektiğini vurgulayarak bu konuda Çevre Mühendisleri'nin değerlendirmelerine de açılınmasını vurgularım.Bakalım ne düşünüyülüyor bu Çaykara'nın geleceği adına.Yıl 2005, gittik Samsun YILANLI DERE'ye.Aman Allah'ım!Konutların durumu içler acısı.Yılanlı Dere bir çöp döküm sahası yapılmış; ama oradaki bir doğa ve iskanın geleceği kararmış.Böyle bir çevreyi gözlemlemek bana ABD nin JAPONYA'ya atom bombası atarak yarattığı yıkımın küçük ama içinden bir parçası izlenimi verdi ve adeta hocalarımız bize işte size düşen görev bu ÇEVRE'yi güzelleştirmek adına yol kat etmek diyorlardı, anlattıkları derslerle.Evet, belki halkımız bu konuda bilinçsiz;ama duyarsız değil.Bizler bu yaşam zincirinin en baş halkasını üretici olarak korumalıyız.Tüketerek ürettiklerimiz böylesine içler acıtmamalı!Doğa kendi halinde kendisini yenileyebilecek kapasiteye sahipken insan eliyle tahrip edilmekte.
Az biraz ayırt etme gücüne ve sağ duyarlılığa sahip olan herkesin anlayabileceği bir durumdur çevreye yapılanlar...Duyarlılık ve sahiplenme koruma ve geliştirme adına olmalı.Radikal kararlar alınırken dünyaya gelen her çocuğun sorumluluğu gibi düşünülmeli.Belki birileri bunun değerlendirmesini daha iyi yapar;buyursunlar lütfen.Ben yetersiz kaldım.
| USD | 1,5380 ![]() |
EURO | 2,0600 ![]() |
| ALTIN | 54,6106 ![]() |
İMKB | 56610,66 ![]() |
