
Değerli okurlarım: Bu yazımda son zamanlarda toplumumuzu bir virüs gibi kemiren, küçükten büyüğe , memurdan amire Hocadan cemaate müptela olan ve huzursuzluğa neden olan bir kavramdan bahsedeceğim. Öfke….
Müslüman, denil dimi akla; merhametli, hoşgörülü, hayata olumlu bakan, karamsarlıktan uzak olan, öfkesini yenen, düşmanlık hislerine gem vuran, nefreti müjdeye çeviren mesut ve bahtiyar insan akla gelir. Şimdi Soruyorum: Hepimiz “Müslümansız” değilmi? Yukarda saydıklarımın kaçta kaçı bizde mevcut? İnşallah hepsidir!!
Başta aileler olmak üzere toplum önderleri imamlar öğretmenler kısacası eğitimciler böyle insanlar yetiştirmek için uğraş vermelidirler. Bunun ilacı Din, eğitim, öğretim, gelenek ve ananelerimize bağlılıktan geçmektedir. Ancak bir ilaç ne kadar şifa ihtiva ederse etsin, onu kullanmadıkça hastalığına şifa bulamayan hastalar gibi, insanlık alemide İslam’dan nasiplenemedikleri sürece bu güzelliklere tam manası ile sahip olmakta güçlük çekeceklerdir
İslam literatüründe anlatılır
Padişahın birinin çok sevdiği bir âlim vardı. Padişah bu âlime çok saygı duyar, arada onun nasihatlerini dinlemek için yanına giderdi. Ondan dünyaya ve ahirete ait bilgiler alırdı.
Bir gün bu âlimin yanına giden padişah, onun nasihatinin etkisinde kaldı ve şeyhin dünyalık ihtiyacını gidermek isteyerek:
-"Ey şeyhim! Dile benden ne dilersen" dedi.
Şeyh, padişahın bu isteğine cevap vermeyince, padişah ısrar etti. Padişahın bu ısrarına kızan şeyh:
-"Ey dünya padişahı! Bana böyle bir teklifte bulunmaya utanmıyor musun? Bundan vazgeç. Benim hakir ve zelil olan iki kölem vardır ki, onlar sana hâkim ve âmirdir. Sen onlardan emir almaktasın." deyince, padişah şaşırdı ve:
- "O iki zelil köle de kimlerdir ki, onların bana hâkim ve amir olmaları benim için zillettir" diye şeyhe sordu.
Şeyh:
- "Biri gazap (öfke), diğeri ise şehvet (kötülüğe ilgi) dir." cevabını verdi.
Bunlara hakim(Şehvetine ve öfkesine) olan dünya hayatını ve ahretti garantilemiştir. Nitekim Sevgili peygamberimiz Uhut Savaşından sonra dememişmidir ki: Küçük cihat bitti (asıl) büyük cihat bundan sonra başlayacak oda nefislerinizle(Öfkenizle) cihattır. Onun içindir ki yapmış olduğumuz işleri veya vermiş olduğumuz kararları Öfke ile değil düşünerek ve aklı salimen vermeliyiz ki; ne karşı taraf nede bizler mağdur olmasın veya olmayalım vesselam…
Celalettin AKÇADOĞAN
celalettinakcadogan@hotmail.com
