Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
myefsane



Kayıt: 03 Arl 2006
Mesajlar: 2240

MesajTarih: Prş Oca 29, 2009 11:01 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. Bu sırada kaldığı otağda görevli Mısırlı bir hizmetçi kız vardır ki, Selim Han sabah çıkınca, gelir, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gider… Akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına döner...
Bu kız sultanı görür görmez âşık olur. Lâkin platonik bir aşktır bu!.. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı, diğer tarafta basit bir hizmetçi... Ama gönül ferman dinlemiyor ki…
Kızın aşkı dayanılmaz seviyeye ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Padişaha açılmaya karar verir. Yalnız aradaki uçurumu düşününce koca sultanın karşısına çıkma cesaretini kendinde bulamaz. Düşünür, taşınır ve bir yazıyla ilân-ı aşk etmeyi planlar. Bir not yazarak Selim Hanın yatağına bırakır. Notta sadece üç kelime yazılıdır: "Derdi olan neylesin?"
Akşam gelince notu gören Selim Han, bunun, çadırını süpüren hizmetçi kıza ait olduğunu anlar. Dünyayı sallayan sultan, bu kızcağızın temiz sevgisine saygı duyar ve kâğıdın arkasına cevabını yazar: "Derdi neyse söylesin."
Kâğıdı aynı yere bırakır. Sabah olunca da çıkıp gider. Kız temizlik için çadıra geldiğinde kaparcasına kâğıdı alıp heyecanla okur. Sultanın cevabından cesaretlenir ve kâğıdı çevirip önceki notunun altına şu cümleyi ekler: "Korkuyorsa neylesin?"
BÖYLESİ BİR AŞK NASIL SÖYLENİR…
Akşam olur. Halife çadıra döner. Kâğıdı okur ve cevabı yazar: "Hiç korkmasın söylesin!"
Sabah bu cevabı okuyan kız artık kararını vermiştir! Aşkını o akşam halifeye söyleyecektir. O gün temizliği bitirdiği halde gitmeyip beklemeye başlar...
Yavuz Sultan Selim Han akşam çadıra dönünce kız hemen ayağa kalkar. Selim Han "Buyurunuz, sizi dinliyorum" deyince, kız bütün cesaretini toplamaya çalışırken, titreyen ellerini gizlemek için elleriyle dirseklerini tutarak kollarını kavuşturur. Heyecandan kalbi yerinden fırlarcasına atarken, titrek ve mahcup bir sesle "Efendim..." der. "Köleniz..." ve cümlesini tamamlayamadan "Allah!" diye feryad ederek yığılıp kalır ve ruhunu teslim eder. Selim Han da çok hislenmiştir. Gözyaşlarını silerek etrafındakilere şöyle der:
- Gerçek aşkı şu kızcağızdan öğrenin. Zira âşık, mâşukunun yolunda olur ve o yolda ölür...
---------------------------------------------------------------------
Haya (edep ve utanma hissi) iyi ve değerli bir insan olmanın olmazsa olmaz şartlarındandır. Sevgili Peygamberimizin "aleyhisselam" kızları Hazret-i Fatıma annemiz öyle bir haya hissine sahip idi ki, tabutunun bile erkekler tarafından görülmesini istemedi. Sevgili eşi Hazret-i Ali'den geceleyin defnedilmesini istedi. O da öyle yaptı… Fatıma annemiz sırat köprüsünden geçerken bu hayasından dolayı melekler mahşer halkına şöyle seslenecekler:
-Herkes gözlerini kapasın, Muhammed aleyhisselamın kızı geçiyor…
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder AIM Adresi MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   

Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Yeşilalan & Baltacılı Köyleri Forum Forum Ana Sayfa -> Menkıbeler & Dini Olaylar Tüm zamanlar GMT
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)


 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group. Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye
Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR