|
Mahut Sınırları Aşmak
![]() 06 Aralık 2009 Pazar Saat 20:30
![]() Bir mesleğin gerektirdiği görev ve sorumlulukları ifa edebilme yetisi meslek erbabının haiz olması gereken olmazsa olmaz hususiyetlerinden addedilse de “tebellüğ”le resmiyet kazanan uhdenin, mahut sınırları içinde kalmakla iktifa etmeyip farklı meziyetlerle temayüz etmek, rüçhaniyet kesbetmek ve bütün bu artıları neslin yetiştirilmesine vakfetmek Hak yolunda yapılacak en büyük hizmet olsa gerek. Bu meyanda kuran kursu eğitiminin önemi ve bir çocuğun gelecekteki yaşamına yön verecek en önemli kilometre taşı olduğu izahtan vareste. 8 yıllık zorunlu eğitimin uygulanmaya başlamasıyla birlikte hafız olanların sayısında gözle görülür bir düşüşün olması, mütedeyyin camianın çocuklarını hafızlığa (kuran kurslarına) göndermekten sarfı nazar etmeleri ve bunun nedeni olarak da bu uygulamayı dillerine pelesenk etmeleri ibretamiz ve hayretengiz bir durum. İlkokuldan önce hafızlık yapılırsa; çocuğun sözel zekâsı gelişir ama sayısal zekâsı yavan kalır, 2 sene kaybı olur ve aynı sınıftaki çocuklardan büyük olması psikolojisini bozar, 15’inden sonra hafızlık yapamaz, hafızlığı yapıp benim gibi unutacaksa hiç yapmasın gibi akıllara zarar nedenlerle çocuklara hafızlık yaptırmayan ebeveynlerimizi görünce/duyunca üzülürken “onu biz indirdik ve yine biz koruyacağız” ayetiyle ancak teselli buluyoruz. İster ekonomik ister sosyolojik, dini hassasiyetlerimizi arka plana atan her amili bertaraf edip kutsal değerlerimizi öncelemedikçe gelecek neslimizi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyayız maalesef. Bu noktada ruhu berrak, genç dimağlara kuran ahlakını aşılayan gönül doktorundan; vatana, devlete, ülkeye, İslam’a hizmet edecek nüveleri mümbit bir toprağa eken bahçıvandan daha değerli kim olabilir? Yetiştirdiğiniz ve yetiştireceğiniz hafızların gönüllerinde yer edip ileride halka sunacakları tebliğlerinde ya da yazacakları “hatırat” kitaplarında isminizin hayırla yâd edilmesi -zahiren dünyanızı değiştirseniz de- büyük bir şeref! Hasılı, eskiler o kadar imkânsızlık arasında adeta taştan su çıkarmış, gaz lambalarında mürekkep yalamış, vücutlarına iz bırakan sedirlerde dirsek çürütmüş, “dinlenmek mezarda” düsturunu şiar edinip nadide eserler bırakmış iken; sadece talebenin rutin dersini almakla, mihrapta 5 vakit namaz kıldırmakla, hastaneden çıkıp muayenehaneye koşmakla, 8 saat uyumakla, internette sınırsız sörf yapmakla, akşamları 5 saat soluksuz televizyon izlemekle mahut sınırlar aşılmıyor maalesef. Hakka hizmet yolculuğunda “kuran hadimleri kervanı”nda bir yolcu olmak ve hayatın bütün alanlarına teşmil olacak biçimde mahut sınırları aşan zümreden olmak ümidiyle… Osman ŞAHİN (Bilişim Uzmanı-ANKARA)
|